BEBEKLERDE OYUN

İnsan yaşamının ilk yılları eğitimciler tarafından çok önemli, kritik veya sihirli yıllar olarak adlandırılmakta
ve bu dönemin önemine dikkat çekilmektedir. Bu dönemde çocukların dış dünyayı tanımaya ve uyum
sağlamaya başlama süreci oyunla başlamakta ve gelişmektedir. Çocukların gelişimlerinde önemli bir yeri
olan oyun, onların en önemli gereksinimi ve vazgeçilmez uğraşıdır.
Oyun çocukların bedensel yeteneklerini geliştirmede, ruhsal durumlarını anlamada, kişiliklerinin olumlu
yönde geliştirilmesinde etkin bir işleve sahiptir. Çocuklar için çok ciddi bir uğraş olan oyun aynı zamanda
bir eğlence, gelişim ve eğitim kaynağıdır. Oyunun çocuklar üzerinde uyarıcı etkisi vardır. Böylece çocuklar
farkında olmadan oyun oynayarak tüm gelişim alanlarına katkı sağlarlar.

1.1. Oyunun Önemi
Çocuklar, oyunda duyu-hareket-zeka yetilerini geliştirmekte, denetlemekte ve toplumsal davranışları
öğrenmektedirler. Oyun yoluyla sosyalleşen, “ben” ve “başkaları” kavramlarının bilincine varan çocuklar,
paylaşmayı da oyun aracılığı ile öğrenirler.
Oyun, çocukların özellikle hareket gelişimlerini olumlu yönde etkiler, kendilerini rahatça ifade etmelerini,
çevreyle etkileşime girmelerini ve etraflarındaki olaylardan haberdar olmalarını sağlar. Çocukların
dünyaya, olaylara, insanlara bakışları ve kim oldukları oyun yoluyla şekillenir.
Çocukların eğitimlerinde ve kişilik gelişimlerinde oyun önemli bir yer tutmaktadır. Çocuklar oyun yoluyla;
sevinçlerini, nefretlerini, sevgi arayışlarını ve saldırganlık gibi duygularını dışa vurabilmektedir. Oyun
çocukların çevreleri ile ilişki kurmalarına, duygu ve düşüncelerini yansıtmalarına yardımcı olmaktadır.
Oyun, çocukların kontrol edebildikleri ve kurallarına kendilerinin karar verebildiği bir uğraştır. Çocukların
bu kontrolü sağlayabildiklerini hissetmeleri ise oldukça önemlidir. Çocuklar özellikle serbest şekilde
oynarken kontrolün kendi ellerinde olduğunu hissederler ve bu duygu da onların benlik gelişimlerini
destekler, bağımsızlaşma duygusunu geliştirir. Çocukların oyunun sınırlarını kendilerinin belirliyor olması,
oyun içinde kendilerini özgür ve bağımsız hissetmelerini sağlar.
Çocuklarla iletişim kurmanın ve onların dünyalarını paylaşmanın en doğal ve sağlıklı yolu oyundur.
Çünkü oyun çocukların gerçek yaşantılarından daha çok benimsedikleri, daha çok içinde yaşadıkları ve
mutlu oldukları dünyadır. Yaşadıkları bu oyun dünyasında çocukların kendi kuralları geçerlidir. Çocuklar
oynadıkları oyunları istedikleri şekilde başlatırlar, geliştirirler ve yine kendi arzularına göre sonlandırırlar.
Çocuklar oyunda gerçek duygularını, düşüncelerini, sözlerle anlatamadığı üzüntülerini, kaygılarını dile
getirirler ve bu yolla sıkıntılarını dışa vurarak rahatlarlar, duygularını kontrol altına alırlar. Bu yönü ile
oyun tedavi edici bir özellik de taşır.
1.2. Oyun Dönemleri
Okul öncesi dönemde çocuklar farklı yaşlarda farklı oyun özellikleri sergilerler. Çocukların oyun
özelliklerini bilmek, onların gelişim alanlarını desteklemek açısından önemlidir. Çocuklarda oyun dönemleri
aşağıda verilmiştir:

Çocukların oyunlarını 0-2 yaşlarında; nesnelerin renkleri, sesleri ve hareketleri oluşturur. Daha
sonra ise diğer kişilerle sosyal etkileşimi olmaksızın, çocuk oyuncaklarıyla yalnız başına oynar.
Çocuklar grup etkinlikleri içinde arkadaşlarına katılmaz, çevrelerindeki çocukların oyunlarından
etkilenmez ve bağımsız davranırlar. Bu dönemin en belirgin özelliği, çocukların çevrelerindeki
hiçbir şeyden etkilenmeden oyunlarına devam etmeleridir.
48
Çocuklar 2-4 yaşlarında; aynı ortamda oynarlar, aynı oyuncakları kullanırlar, fakat birlikte
oynamazlar ve birbirlerinden bağımsız olarak oyunlarını sürdürürler. Bu yaşlarda, çocukların
sosyal etkileşimleri çok az olmakla birlikte, bir oyuncağı istemek, düşüncelerini söylemek gibi
durumlarda birbirleriyle çok az da olsa etkileşime girebilirler. Bu oyun dönemi iki yaşında başlar
ve üç-dört yaşlarına kadar sürebilir. Çocuklar arasındaki sözel iletişim de çok azdır. Bu durum
bireysel özelliklere ve oyun tipine göre değişebilir.

Yaklaşık üç yaşlarına doğru çocuklar, birlikte oyun oynamaya başlarlar. Birlikte oyun döneminde,
çocuklar birbirlerinden fikir ve oyuncak alışverişinde bulunurlar. Çocuklar bir arada grup şeklinde
ve birbirleriyle etkileşim halindedirler. Aynı oyunda yer alır aynı araçları kullanırlar. Oyun,
doğaçlama olarak çocukların isteklerine göre gelişir. Birbirlerinin fikirlerinden yararlanabilirler,
oyun araçları alış verişi yapabilirler. Çocukların her biri aynı oyunu oynamak yerine kendi oyununa
devam eder.

Çocuklar 4-6 yaşlarında, işbirliğine dayanan oyunlar oynamaya başlarlar. Bu dönemde, amaç
beraberce belirli bir sonucu başarmaktır. Bu dönemde, çocuklar arasında gerçek bir sosyal
etkileşim vardır ve çocuklar oyunun amacına ulaşmak için birlikte hareket ederler. Ayrıca, oyun
araçları da amaca uygun olarak paylaşılır. Çocuklar bu dönemde hareket ve düşüncelerinde
tek olmadıklarını kabul ederek paylaşma ihtiyacını hissederler. Bu tür oyunlar sosyal etkileşim
gerektirdiğinden sosyalleşme de oldukça önemlidir.

1.3. Oyunun Gelişim Alanlarına Etkileri
Fiziksel Gelişim: Oyun sırasında çocukların tüm bedeni hareket halindedir. Yapılan hareketlerin
tekrarlanması ve birbirini takip etmesi, çocukların performansını artırır. Koşma, atlama
tırmanma, sürünme, sıçrama vb. fiziksel güç gerektiren hareketleri içeren oyunlar, çocukların
vücut sistemlerinin (solunum, dolaşım, sindirim, boşaltım) düzenli çalışmasını sağlayarak fiziksel
gelişimlerine katkı sağlar.
Hareket Gelişimi: Çocuklar oyunda bedenlerini çalıştırır ve kaslarını çeşitli biçimlerde kullanarak
hareket becerilerinde yeterlilik kazanırlar. Oyun sırasındaki fiziksel etkinlikler, çocukların ince
ve kaba hareket becerilerinin gelişmesini, vücut bölümlerini koordineli kullanmalarını sağlar.
Oyun oynayan çocuklar oyun yoluyla durgun ve etkin dikkat becerilerini geliştirirler. Ayrıca
bedensel esneklik kazanarak tepki yeteneklerini geliştirir ve hızlı hareket etmeyi öğrenirler.
50
Duygusal Gelişim: Oyun çocukların duygularını ifade etmelerini sağlar, yetişkinlerin koyduğu kısıtlama ve
kuralların sıkıntısından kurtulmalarına yardımcı olur. Çocuklar oyunlarında özgür olma, kendilerini ifade
etme ve çevreleriyle uyumlu ilişkiler kurma ihtiyacını giderirler. Çocuklar rekabet, kıskançlık, kızgınlık,
düşmanlık, öfke gibi duygularını oyunlarına yansıtabilir ve sevgi, mutluluk gibi duygularını oyun yoluyla
sergileyebilirler. Farkında olmadan iç dünyalarını bu yolla yetişkinlerle paylaşabilirler.
Sosyal Gelişim: Doğumdan okul çağına kadar çocuklarda görülen en büyük çaba; sosyalleşme, diğer
insanları anlama ve uyum sağlama çabasıdır. Çocuklar bu dönemde doğru-yanlış, iyi-kötü, haklıhaksız gibi toplumda değeri olan ahlaki kavramları oyun sırasında görür, öğrenir, dener, benimser ve
benliğinin bir parçası haline getirebilirler. Sırasını bekleme, paylaşma, işbirliği yapma, kendi haklarını
savunma, başkalarının haklarına saygılı olma, çevresi ile uzlaşma, düzen ve temizlik alışkanlıkları edinme,
karşısındakini dinleme gibi sosyal beceriler oyun sırasında öğrenilebilir. Özellikle hayali oyunlarda çocuklar
yetişkinlerin yaşantılarını taklit ederek, yaşam deneyimleri kazanabilirler. Oyun yoluyla çocuklar kendi
cinsiyetlerine yönelik rolleri kız çocuklar annelerini, erkek çocuklar babalarını taklit ederek öğrenirler.
Zihinsel Gelişim: Çocuklar oyun yolu ile çevrelerindeki dünya ile ilgili birçok şey öğrenirler. Oyun
oynayan çocukların duyuları çok iyi çalışır. Mantık yürütme, anlama ve zekâları gelişir. Yaşamın ilk üç
yılında çocuklar, etraflarında gördükleri nesneleri anlamaya ve açıklamaya yönelik, nesneleri ve olayları
belirlemelerini karşılaştırmalarını ve sınıflandırmalarını sağlayan oyunlar oynarlar. Çocuklar gerçek
nesnelerin yerini alan zihinsel sembolleri biçimlendirme, nesneleri ve olayları anlatmak için sözcükleri
kullanabilme, nesnelerin gruplarını yapabilme ve çok basit düzeyde akıl yürütebilme yeteneğine ulaşırlar.
Oyunda, öğrenme ve kavrama gelişimi oldukça önemlidir ve göz önünde tutulmalıdır. Oyun deneyimleri
çocukların, zorlayıcı sorunlara farklı çözümler üretebilmelerini, neden sonuç bağlantısı kurabilmelerini ve
farklı düşünme tarzları geliştirebilmelerini sağlar. Oyun, akademik yetenekler ile okuryazarlık becerisini
artırmak için de önemlidir.
Dil Gelişimi: Oyun ve konuşma arasında sıkı bir etkileşim vardır. Oyun çocukların, sözcük dağarcıklarının
gelişmesine, düzgün cümleler kurmalarına, duygularını rahat ifade etmelerine, fikirlerini paylaşmalarına,
yeni deneyimler kazanmalarına olanak sağlamaktadır. Çocukların roller üstlendikleri oyunlar dilin
akademik kullanımı ve ifade etme becerilerini bütünleştirmede çocuk için bir avantajdır. Böylece oyunlarla
çocuklar dili kullanma becerilerini geliştirir. Çocukların kurdukları oyunlar onların dil ve iletişimsel ayırt
ediciliğine katkıda bulunmaktadır. Oyun süresince çocukların etkin dinledikleri ve duygularını ifade
ettikleri gözlemlenmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest