BEBEKLERDE SAĞLIK

Aileler bebeklerinin/çocuklarının sağlıklı olmasını isterler. Bu nedenle çocuklarınızla ilgili en büyük
endişeniz onun yeterli büyüyüp büyümediğidir. Ayrıca çocuğunuzun hastalanması ve bu durumlarda neler
yapılması gerektiğini bilmemeniz de sizin için kaygı nedeni olabilir.
Aileler için çocuklarının temel sağlık göstergelerinin başında büyüme gelmektedir. Büyümenin
değerlendirilmesinde yaşa ve cinsiyete göre ağırlık, boy ve baş çevresi ölçümleri en sık kullanılan
ölçümlerdir. Boy ve vücut ağırlığının birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Çocuğunuzun cinsiyetine
göre olması gereken ortalama boy ve kilo değerini aşağıdaki tabloda görebilirsiniz. Ancak bu tablo
değerlendirilirken çocuğunuzun doğumdaki boyu ve kilosu da önemlidir. Bu tabloyu evde görünür bir yere
asarak boy ve kilosunu takip edin.

Toplum sağlığı için en önemli unsurlardan biri hastalıkların önlenmesidir. Her zaman, bir hastalığı önlemek,
hastalık oluştuktan sonra onu tedavi etmekten daha iyidir. Aşılar, bireylerde sadece hastalık oluşmasını
önlemekle kalmaz, aynı zamanda aşılanmamış bireylerden de hastalık bulaşmasından korur. 

Çocuğunuzun bakımında önemli olan bir diğer noktada çocukluk döneminde sık karşılaşılan hastalıklar,
hastalık bulguları ve gelişimsel sorunlardır. Özellikle hastalıkların önlenmesinde ailelere önemli görevler
düşmektedir. Çocuklar ve bebekler birçok hastalık etkenine karşı yeterli korunma kazanmamışlardır.
Özellikle bebeğinizin küçük nesneleri ağzına alması, alt bezleri, ağız sularının akması, emekleme gibi
nedenler hastalık etkenlerinin yayılmasına neden olur. Yeni doğan bebeklerin annelerinden aldıkları
koruyucu hücreler sayesinde pek çok hastalığa karşı bağışıklıkları olduğu doğrudur. Ancak, bu bağışıklık
bir ay ile bir yıl arası bir süre içinde kaybolur. Ayrıca aşıyla önlenebilir birçok hastalığa karşı da anneden
geçen bir bağışıklık bulunmamaktadır. Aşağıda bebeğiniz doğduğu andan itibaren yapılması gereken
aşılar yer almaktadır. Bunlar sağlık bakanlığı tarafından ücretsiz uygulanan aşılardır ve düzenli olarak
yapıldığında bebeğiniz hastalıklardan korunmuş olacaktır.

DaBT-İPA-Hib: Difteri, aselüler Boğmaca, Tetanoz, İnaktif Polio, Hemofilus influenza tip b Aşısı (Beşli
Karma Aşı)
KPA: Konjuge Pnömokok Aşısı
KKK: Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak Aşısı
DaBT-İPA: Difteri, aselüler Boğmaca, Tetanoz, İnaktif Polio (Dörtlü Karma Aşı)
OPA: Oral Polio Aşısı
Td: Erişkin Tipi Difteri-Tetanoz Aşısı
R: Rapel (Pekiştirme)
*Aralık 2012’den itibaren yapılmaktadır.
**Türkiye Halk Sağlığı Kurumu web sitesi, “Aşıyla Hastalıkları Aşıyoruz”, http://www.thsk.gov.tr/tr/
index.php/haberler/411-asiyla-hastaliklari-asiyoruz, erişim tarihi: 20.11.2012
Çocuğunuz hastalandığında en sık karşılaşabileceğiniz hastalık belirtileri ve yapmanız gerekenler aşağıda
verilmiştir:
Ateş: Ateş, vücut sıcaklığının yükselmesi anlamında kullanılmaktadır. Çoğu zaman ailelerde panik
duygusuna neden olsa da, iyi tarafı vücudun hastalıkla savaşma yollarından biri olmasıdır. Ateşe neden
olan hastalıklar ya da hastalık etkenleri; ilaç kullanımı ve çevre ısısının normal koşullara getirilmesiyle
büyük oranda kontrol altına alınabilir. Çocuğunuzun ateşini ölçmek için dijital bir termometrenizin olması
gereklidir.
Ateş ölçüldüğü yere göre değişir. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, ağızdan 37,5 derece,
koltuk altından 37,2 derece ve kulaktan 38 derecenin üstündeki değerler ateş olarak kabul edilmelidir.
Dört aylık ya da daha küçük çocuklarda makattan vücut ısısı 37,7 derecenin üzerindeyse ateş olarak
değerlendirilmeli ve doktora başvurulmalıdır.

Çocukta ateş nedenleri genellikle diş çıkarma, grip, bronşit ya da ishal hastalıklarıdır. Bunlarla birlikte
birçok çocukluk dönemi hastalığı ateşin yükselmesine neden olabilmektedir. Çocuğunuzun ateşi
yükseldiğinde yapmanız gerekenler;

Soğukkanlı olun.
• Çocuğun üzerindeki fazla giysileri çıkarın.
• Odanın ısısını azaltın.
• Islak bezlerle çocuğu özellikle alın, kol altı, kasık ve diz altı bölgelerine uygulama yapın.
• Ateş vücutta su kaybına neden olduğu için özellikle küçük çocuklarda çocuğa sıvı gıdalar verin.
• Ateş çok yüksek ise ılık su ile banyo yaptırın.
• Doktorun daha önce önerdiği uygun ateş düşürücü şurupları verin.
Ateşli çocuğa ASLA ASPİRİN vermeyin.
Alkol ya da sirke uygulaması yapmayın.
İshal: İshal kısaca sulu dışkı yapmak demektir. İshal genellikle aniden başlar ve dışkı sayısında artma
(günde üç defadan fazla) ile kendini gösterir. Çocukluk çağında ishal çok sık görülür. Genellikle tek
başına görülmez, kusmayla birlikte seyreder. Dışkının temas yoluyla ağızdan bulaşmasıyla oluşur. Bozuk
besin maddelerini tüketme yolu ile de ishal durumu görülebilir. İshal özellikle üç yaş altındaki çocuklarda
sıvı kaybının neden olabileceği sorunlar nedeniyle de önem taşımaktadır. Çocukluk çağında görülen ishal
vakalarının büyük çoğunluğu üç-altı gün içinde kendiliğinden düzelir. Çocuğunuz ishal olduysa tedavisinde
üç önemli ilke vardır: Birincisi, ishalle kaybedilen sıvıların mümkünse ağız yoluyla geri konması, ikincisi,
beslenmenin sürdürülmesi, üçüncüsü ise zamanında bir sağlık kuruluşuna götürülmesidir. Çocuklarda
görülen ishal vakalarının büyük çoğunluğu hafif–orta derecede ishal vakalarıdır ve bu çocuklar evde
tedavi edilebilir. Hafif ishal vakalarında ishale rağmen çocuk iyi görünür, inatçı kusma ve ateş yoktur. Bu
durumda daha sık su verilmesi, anne sütü veya mamaya devam edilmesi ve çocuğun susuzluk bulguları
bakımından izlenmesi yeterlidir. Orta derecedeki ishal vakalarında çocuklar huzursuzdur ve çok susarlar.
Bu durumdaki çocuk altı aylıktan büyükse evde ishal paketleri kullanılarak tedavi edilebilirler. Ancak
susuzluk belirtileri olan çocukların doktora götürülmesi gerekir. Genel olarak ishalli çocuklara herhangi
bir ishal kesici ilacın verilmesine gerek yoktur. Bu ilaçların ishalin kesilmesine katkısı olmadığı gibi, bazen
ciddi zararlara yol açmaktadır. Benzer gerekçelerle kusma önleyici ilaçlar da kullanılmamalıdır.

Evde Sıvı Tedavisi; İshal tedavisindeki en önemli noktalardan biri çocuğunuzun kaybettiği sıvıların
yerine konmasıdır. Bu nedenle şeker ve tuz içeren sıvılar ile evde ishal tedavisi önem taşır. Bunun için
eczanelerden veya aile sağlığı merkezlerinden “ishal için şeker – tuz paketi” alınmalıdır. Bu paketlerden
bir tanesi bir litre temiz suya eklenmeli ve karıştırılmalıdır. Bu şekilde ishalle kaybedilen sıvıları yerine
koymak için uygun bir içecek elde edilmiş olur.
İshal tedavisinde en önemli ilke beslenmenin çocuk ishal olmadan önceki gibi sürdürülmesidir. Bu
nedenle anne sütü alanlar anne sütüne, mama alanlar da mamaya devam etmelidir. Bununla birlikte ishal
sırasında verilebilecek en uygun besinler pirinç, patates, ekmek, yağsız et, yoğurt, sebze ve meyvelerdir.
Yağlı besinler, çay, meyve suyu, kola gibi çok şeker içeren içeceklerden sakınılmalıdır.
Eski inanışın tersine ishal sırasında çocukları aç ve susuz bırakmanın yanlış ve zararlı bir uygulama
olduğu unutulmamalıdır.
Bulantı-Kusma: Çocuğunuz bir gün içinde iki ya da daha fazla sayıda kustuysa bu önemlidir. Kusma
bebeklik döneminden başlayarak oldukça sık görülen bir olaydır. Bütünüyle zararsız bir durum olabileceği
gibi ağır bir hastalığın işareti de olabilir. Kusmayı değerlendirirken kusmanın biçimini, çocuğun yaşını ve
çocukta kusmaya eşlik eden diğer belirtileri dikkate almak gerekir. Eğer çocuğunuzda kusma ile birlikte,

Karın ağrısı, mide ağrısı varsa,
Sayıklama varsa,
Uykudan zor uyanıyorsa, sersemlemişse,
Kusmuğunda kan varsa,
Vücudu su kaybetmişse (Vücudun su kaybettiğini anlamak için; tükürük salgısına bakılır, tükürük
salgısı az ise su kaybetmiştir. Yine idrara az çıkıyorsa, idrarı çok sarı ve kokulu ise su kaybetmiştir.)
bu kusma türü önemlidir.
Kusmuk çok şiddetli ise ve çocuk sık sık kusmuşsa mutlaka bir sağlık merkezine başvurmalısınız.
27
Çocuğunuzda basit bir kusma varsa çocuk kustuktan hemen sonra bir şeyler yedirmeyin, en az bir saat
midesi boş kalmalıdır. Bir saat sonra bir çay bardağı veya yarım çay bardağı su verilebilir. Çocuğunuz
suyu çıkarmazsa yarım çay bardağı su tekrar verilmelidir. Bundan sonra azar azar kraker, bisküvi, kek
gibi yiyecekler verilir. Çocuk isterse çorba, komposto, meyve suyu verilebilir. Ancak çocuk ilk anda
verilen suyu kusarsa başka bir şey verilmez. Bu gibi durumlarda, su verdikten 20 dakika sonra yarım
çay bardağı değil bir yemek kaşığı su verilmelidir. Kusma görülmediği durumda meyve suyu, yağsız süt,
çorba gibi sulu gıdaları çocuğunuza verebilirsiniz.
Deride Kızarıklık, Döküntü: Çocuğunuzda doğdukları andan itibaren çeşitli deri döküntüleri gelişebilir.
Bazıları kendiliğinden kaybolurken bir kısmı da çocuğun bir hastalığı ya da alerjisi olduğu anlamına gelir.
Ancak bazı döküntüler hastalık belirtisi olarak ortaya çıkarlar. Anne babalar olarak sizler çocuklarınızda
bu şikâyetler ortaya çıktığında özellikle de ateşle birlikte döküntüler varsa mutlaka bir sağlık merkezine
başvurmalısınız.
Boğaz Ağrısı: Boğaz ağrısı, birçok rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. İltihaplar, boğaz ağrısının
en sık sebepleridir ve bunlar bulaşıcıdırlar. Çocuğunuzda;
• Eğer, üç günden uzun süren yüksek ateş varsa,
• Çocuğunuz kreşe veya anaokuluna gidiyorsa,
• Okulda beta saptanan arkadaşları varsa,
• Boynundaki bezeler şişmişse mutlaka bir sağlık kuruluşuna götürmeniz gerekmektedir.
Şiddetli Öksürük: Çocuklarda öksürük aileleri en çok rahatsız eden hastalık belirtilerinden biridir. Çocuğu
yoran, aileyi üzen ve uykuların bozulmasına neden olan bir bulgudur. Çocukta öksürüğe sebep olan
hastalıkların çoğu ciddi değildir. Öksürük sadece ciğerleri mikroplar ya da birtakım yabancı cisimlerin
zararlı etkilerinden koruyan bir savunma aracıdır. Ancak çocuğunuzda öksürükle birlikte kızarma ya da
morarma veya öksürük sonrası solunum seslerinin artması gibi bulgular varsa mutlaka sağlık merkezine
başvurmalısınız.
Çocuğunuzun bakımında önemli olan bir diğer nokta ise onun hastalıklardan korunmasını sağlamanızdır.
Bu bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde siz ailelerin dikkat etmesi gereken temel kurallar sırasıyla; hastalık
etkenlerinin belirlenmesi, hastalıkların geçişlerinin önlenmesi, el yıkamaya özen gösterilmesi, bebeğin/
çocuğun altını değiştirirken uygun teknik kullanarak temizlik kurallarına uyulması, bebeğin/çocuğun
bulunduğu ortamın yeterli havalandırılması, uygun temizlik yönteminin kullanılması, bebek/çocuğun yaşına
uygun ve yeterli beslenmesinin sağlanmasıyla birlikte gelişimine uygun aşıların zamanında yaptırılmasının
sağlanmasıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest