BEBEK VE ÇOCUKLARDA TEMİZLİK

Temizlik alışkanlığı, bireyin beden sağlığı için olduğu kadar sosyal hayata uyumu için gereklidir. Temizliğe
dikkat edilmediğinde kişilerin çok sık hastalandıkları ve yaşadıkları sosyal çevre tarafından dışlandıkları
bilinmektedir. Kişisel temizliğin amacı, hastalık yapıcı mikropların vücuda bulaşmasını ve çevreye
yayılmasını önlemektir. Kişisel temizliğe gereken önem verilir ve dikkatli davranılırsa birçok hastalık
yapabilen mikrobun vücuda girmesi engellenebilir. Mikropların yaşamak için ihtiyaç duydukları her şey
insan vücudu¬nda vardır. Bu nedenle, mikroplar, insanları çok sever. Vücuda giren zararlı bir mikrop
hızla çoğalır ve eğer vücut yeterince sağlıklı ve güçlü değilse bu savaşı mikroplar kazanır. Bu nedenle
kendi temizliğini yapamayan, temizlik alışkanlığını henüz kazanmamış çocukların temizliğine ailelerin
önem vermesi gerekmektedir. 

1.1. El Temizliği
El temizliği bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde en etkili yöntemdir. Bu nedenle bebek ve çocuklarda
uygun el yıkama alışkanlığının kazandırılması ve tırnak bakımı büyük önem taşımaktadır. Çocuklar ellerini
yıkamaya bir yaşından sonra başlarlar. Başlarda taklit olan bu davranış daha sonra çocuğun alışkanlığına
dönüşür. Bebekler her şeyi elleriyle keşfederler ve sık sık elleriyle gözlerini ovuşturur ve parmaklarını
ağzına sokar. Bu nedenle, her defasında yeni bir bezle bebeğinizin ellerini sabunlayıp durulamalısınız.
Eller açılarak kıvrımları ve parmak araları dikkatle temizlenmelidir. Sokakta ve acil durumlarda ıslak
mendilleri kullanabilirsiniz.
El temizliğinde bebeğinizin tırnak bakımı da önemlidir. Tırnaklar bebeğin yüzü ve gözünü çizmesine yol
açabilir. Bebeğinizin tırnaklarını sık sık kontrol etmeli ve düzenli aralıklarla kesmelisiniz. Bebeğinizin
tırnaklarını alışana kadar uykuda kesmeniz sizin için daha rahat olacaktır. Banyodan sonra yumuşamış
halde iken tırnakların kesilmesi daha kolay ve doğrudur. Tırnakları kesmek için yine özel bebek tırnak
makasları edinin, tırnakları parmak hizasında düz olarak kesin, yuvarlatılmış tırnak uzadığında ete
batabilir. Bebeğin tırnakları kesildikten sonra silinmelidir. Halk arasında bebeğin kırkı çıkıncaya kadar
tırnaklarının kesilmeyeceği hakkında bir yanlış inanış vardır. Bebeğin yüzünü, gözünü çizmesini engellemek
için tırnağı uzadığında kesilmelidir. Yani bebeğin tırnağı uzama hızına göre haftada bir-iki kez kesilir.
Ayrıca koruma amaçlı giydirilen eldivenler altı haftadan daha uzun süre kullanılmamalıdır. Çünkü bebek
etrafını dokunarak keşfettiği için duyu gelişiminin desteklenmesi için ellerinin serbest olması gerekir.
1.2. Ayak Temizliği
Temiz bir bezle bebeğinizin ayak parmak aralarını iyice temizlemelisiniz. Bebeğinizin ayak tırnakları,
düz hat şeklinde kesilmelidir. Ayak tırnakları yarım ay şeklinde kesilirse ileride batık tırnaklar meydana
gelebilir. Bebeğinizin tırnakları kesildikten sonra silinmelidir.
Ayakkabı Seçimi: Bebeğinizin evde çıplak ayakla dolaşmasına fırsat vermeniz önemlidir. Çocuğunuz
sıralamaya başladığında ayaklarını korumak için ev ayakkabıları alınabilir. Bebeğinize ev ayakkabısı
alacaksanız hafif, deriden yapılmış sandaletler seçmelisiniz. Ayağa uymayan bir ayakkabı, çocuğun henüz
yumuşak olan ayak kemiklerini, sonradan düzeltilemeyecek şekilde bozabilir. İlk ayakkabı alınırken,
ayakkabının son derece yumuşak ve hava geçirgen bir malzemeden yapılmış olmasına dikkat etmelisiniz.
Çocuğunuzun ayakkabısını seçerken ayağını tam olarak saran ve gereksiz yere ayağını sıkmasını önlemek
için bağcıklı ayakkabılar tercih edilmelisiniz. Bacak ve ayak kasları henüz tam olarak gelişmemiş küçük
çocuklarda ayakkabı, rahat yürümeyi sağlayabilecek şekilde olabildiğince hafif olmalıdır ve tabanının
kaymayan bir maddeden yapılmış olmasına dikkat edilmelidir. Her çocuk ortalama iki yaşına dek içe
basar ve bu ayakkabı ile düzeltilemez. Ayakkabı sadece ayağı dış ortamdan koruyucu olarak görev
yapmalıdır.
12
1.3. Saç Temizliği
Bebeğinizin saç bakımı özellikle ilk aylarda önemlidir. Her banyoda bebeğin saçları yıkanır ve taranır.
Bazı bebeklerin saçlarında, konak ve kepek dediğimiz pullanmalar oluşur. Bunu önlemek için saça
banyo öncesi zeytinyağı sürüp saç fırçası ile fırçalamak iyi gelir. Doktor önerisine göre, ilaç ve çeşitli
şampuanlar kullanılabilir. Günlük temizlik, saç diplerini temiz ve konaksız tutar. Ancak bebekte/çocukta
konak geliştiyse mutlaka uygun bakımın yapılması gereklidir.
Konak Bakımı: Küçük bebekler baş bölgelerinden çok terledikleri için temizlenmezlerse baş bölgelerinde
konak denilen sert-beyaz pullanmalar görülebilir. Konak oluşmuşsa bebeğinizin başına akşamdan veya
banyodan birkaç saat önce biraz saf badem yağı, saf zeytinyağı ya da çay kaşığı karbonat+ bir yemek
kaşığı zeytinyağı ile hazırlanan karışım sürülerek konaklar kabartılır, arkasından banyo yaptırılarak
bebekler için hazırlanmış yumuşak bir saç fırçası fırça veya tarakla taranır. Çıkmadığı takdirde işlemi
birkaç defa tekrarlayabilirsiniz. Konak temizlenirken bebeğinizin kafasında yer alan bıngıldaklarına
dikkat etmelisiniz. Fazla baskı uygulanmadan yumuşak hareketlerle bu bölgeyi temizlemelisiniz.
1.4. Ağız-Diş Temizliği
Dişlerin gelişmesi doğum öncesinde başlar. Olgunlaşmasını tamamlamış dişler, doğumdan sonra altıncı
ay civarında, belirli bir sıra ile diş etlerini delerek çıkar. Bebeğinizin doğumundan itibaren ağız bakımı
önemlidir. Özellikle yeni doğan döneminde bebeklerde ağız içi yaralarına sık rastlanır. Pamukçuk adı
verilen bu yaralar bazı mikropların, ağız içinde oluşturduğu bir hastalıktır. Bazen emmeyi ya da yemek
yemeği engelleyecek kadar acı verebilir. Eğer bebeğinizde pamukçuk geliştiyse karbonatlı su (bir çay
bardağı suya, bir çay kaşığı karbonat) ile ağız içini temizlemelisiniz. Temiz bir gazlı beze ya da tülbente
döktüğünüz karbonatlı su ile ağız içi silinerek pamukçuk bakımı yapılmalıdır. Eğer doktorunuz uygun
görürse pamukçuk için uygun merhemler de kullanılabilir. Her pamukçuk sonrası emzikler ve biberon
başları yenilenmelidir. Pamukçuk oluşumunu önlemek için bebeğinize her beslenme sonrası bir-iki çay
kaşığı kaynatılmış ve soğutulmuş temiz su vermelisiniz.
Bebeğiniz altı-sekiz aylıkken (ilk dişleri ağzında görülmeye başladığında), temizleme işlemine
başlamalısınız. Sabah kahvaltı sonrası ve akşam yatmadan önce, bebeğinizin dişlerini (en azından
çiğneme yüzeylerini) temiz, ıslak bir tülbentle silmek uygun olur. Diş fırçası kullanımına ise çocuğun
arka dişlerinin çıkmasından sonra başlanması uygundur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama
alışkanlığı kazandırmaktır.

Çocuk İçin İdeal Diş Fırçası ve Macunu: Çocuğunuzun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon
kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanmalısınız. Fırça kılları aşınır aşınmaz (ortalama 3-6 ay) mutlaka
değiştirmelisiniz. Bebeklik döneminde ve iki yaşına kadar olan çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmez.
Diş macunu kullanımına iki yaşından sonra başlanmalıdır. Sabah kahvaltı sonrası ve gece yatmadan önce,
sadece iki dakikalık etkili fırçalama işlemi çocuğunuzun dişlerinin temizlenmesi için yeterlidir.
1.5. Alt Temizliği
Vücut temizliğinin en önemli kısmı alt temizliğidir. Kız ve erkek çocuklarda farklı uygulamalar nedeniyle
ayrı önemi vardır. Bebeğin pişik olmaması için sık aralıklarla bezi kontrol edilmelidir. Kızlarda dış üreme
organları, ilk aylarda henüz gelişmediğinden açık durumdadır. Kız çocuklarında temizlik yapılırken
daima önden arkaya, yani makata doğru çocuğun altı silinmelidir. Kız çocuklarda ön bölgenin kaka ile
kirlenmemesine dikkat edilmelidir. Çünkü kakadan bulaşan mikroplar, buradan idrar yollarına girer ve
iltihaplanmalara neden olur. Silme bezi olarak son dönemde ıslak mendiller kullanılsa da ideal olanı
yumuşak bir bez ile alt temizliğinin sağlanmasıdır. Bu bezler yıkanıp ütülenerek kullanılmalıdır. Eğer
ıslak mendil kullanılıyor ise alkolsüz olmasına dikkat edilmelidir. Bebek kakasını yaptığında, mümkünse
altı yıkanmalı ve iyice kurulanmalıdır. Yıkamak mümkün değil ise önce sabunlu su ile silinmeli, sonra
durulanmalı ve kurulanmalıdır.
Erkek çocuklarda da alt temizliği önemlidir. Erkek üreme organı doğumda bir deri ile kaplıdır. Buna
sünnet derisi denir. Bazen sünnet derisinin iç kısmı doğuştan dardır. Bebek idrarını güçlükle yapar ve
hatta uç kısım idrarla şişer, kızarır. Böyle durumlarda, çocuğun yaşına bakılmaksızın sünnet yapılır. Erkek
çocuklarda alt temizliği yapılırken eğer çocuğunuz sünnetsiz ise sünnet derisi geri çekilerek ortadan
dışarı doğru dairesel hareketlerle silinmelidir. Eğer kaka yaptıysa, mümkünse altı yıkanmalı ve iyice
kurulanmalıdır.
Bebek ve çocuklarda bacak aralarında pişikler de çok görülen durumdur. Buna, idrar, kaka, bezlerdeki
sabun artıkları ve deterjanlar neden olabilir. Islak bezler, çocuğun üzerinde uzun süre kalırsa bazı
mikroplar üreyerek pişiğe neden olur. Bebeğin pişik oluşumunu engellemeniz için; altını sık sık
değiştirmelisiniz. Koruyucu pişik kremlerini her alt değiştirmede pişik oluşmadan kullanmalısınız. Pişik
oluştuysa altını daha sık değiştirmelisiniz.
Pişik gelişen çocuğunuzun alt temizliğinde sırasıyla; küvete sıcak su hazırlayın (38-40 °C ), altını açın,
altı dışkılı ise sabunlu bez ile yukarıdan aşağıya doğru temizleyin, temiz su ile yıkayın ve silin, havlu ile
kurulayın, önerilen pişik kreminiz varsa sürün ve alt değiştirme sırasında bir süre çocuğunuzun altını açık
bırakın.
14
Bu uygulamalara rağmen bebeğinizin pişiği geçmiyor veya daha iyiye gitmiyor ise sağlık kurumuna
başvurmanız gerekir. Çünkü bebekte bir enfeksiyon gelişmiş olabilir ve o bölgeye antibiyotikli/ mikrop
oluşumunu engelleyici bir krem kullanılması gerekebilir.
1.6. Tuvalet Eğitimi
Tuvalet ve temizlik alışkanlığı insanın sağlıklı yaşamında son derece önemli rol oynar. Bu alışkanlıkların
olumlu bir biçimde kazanılması da çocuğun ilk temizlik gereksinimlerini karşılamasında aldığı izlenimlerle
ilgilidir. Yine bu alışkanlığın kazanılmasında olgunlaşmanın rolü büyüktür. Normal gelişim gösteren bir
çocuk ikinci yaşa doğru kaslarını kontrol etmeyi öğrenebilir. Tuvalet eğitimine 18-24. aylar arasında
başlamak uygundur. Bu eğitim süresince, çocuğunuza baskı yapmamalısınız. Sevecen bir tutum ve düzen
içinde, kararlılıkla bu alışkanlığın yerleşmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzu tuvaletini söylemesi için
özendirmelisiniz. Erken aylarda, ayıplayıcı sert bir tutum içinde ele alınan tuvalet eğitiminin, çocuğun kişilik
yapısını olumsuz etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle tuvalet eğitimi verirken çocuğunuzla inatlaşmamalı
ve katı kurallar içinde olmamalısınız.
Çocuğunuzun tuvalet eğitimine hazır olduğunu nasıl anlarsınız?
Uykudan kuru kalkabiliyor ve gün içinde iki saat kuru kalabiliyorsa,
Büyükler gibi tuvalete gitme isteğini belirtiyorsa,
Altını ıslattığında bunu hareketleri ile belli ediyorsa,
Islak, kuru, oturak gibi tek sözcüklü ifadeler kullanabiliyor ve basit yönergeleri anlıyorsa, çocuğunuz
tuvalet eğitimine hazır demektir

Tuvalet Eğitimini Nasıl Vereceğim?
Çocuğunuza tuvalet eğitimi verirken hassas davranmanız çocuğunuzun öğrenme sürecini kısaltacaktır.
Tuvalet eğitimine başlandığı zaman anne babanın aktif bir biçimde sürece dâhil olması gerekmektedir.
Öğrenme sürecinde ailelerin tutum ve davranışları, çocuğun tuvalete gitmekten hoşlanmasını sağlar
nitelikte olmalıdır. Eğitime başlamadan önce tuvalet eğitiminde hangi sözcükleri kullanacağınıza karar
vermelisiniz. Ailede kullanılan, çocuğun da söyleyebileceği basit sözcükler seçmelisiniz. Çocukla ortak
bir dilde konuşmanız önemlidir. Çocuğun hazır olduğunu fark edince, bir oturak (ayakları yere değdiği
için genellikle oturakta daha rahat ederler) ya da klozet aparatı alın. Önce, oturağı banyoda veya
tuvalette uygun yere yerleştirin. Banyoya veya tuvalete belirli aralıklarla giderek oturağa oturmasını
sağlayın. Eğer klozet aparatı kullanıyorsanız klozet aparatı ve klozete ulaşabilmesi için bir basamak
veya tabure sağlayın. Böylece çocuk oturağa veya klozete alışacaktır. “Benim tuvaletim geldi, tuvalete
gitmeliyim” diye yüksek sesle ifade edip sonrasında da “tuvaletimi yaptım ve rahatladım” diyerek
sonuçlandırmanız ve bunu zaman zaman yapmanız çocuğun öğrenmesini kolaylaştırır. Tuvalet ihtiyacı
olunca size söylemesi için çocuğunuzu cesaretlendirin. Çocuğunuz tuvaletini yaptıktan sonra da haber
verse, onu övün. Bir dahaki sefere, daha erken söylemesi için cesaretlendirin. Çocuğunuzla birlikte
tuvalet eğitimine başladığınızda bir-iki saatte bir banyoya gidin. Sabah kalktığında, yemeklerden sonra
ve tuvaleti geldiğine dair belirtileri fark ettiğinizde, oturağa oturması için teşvik edin. Birkaç dakika
beklemesini sağlayın, sonuç yoksa ısrar etmeyin. Bazı çocuklar başlangıçta, çişlerini oturağa yapar ancak
kaka için bezlerini kullanmaya devam ederler. İlk aşamada bez sadece gündüzleri çıkarılabilir, belirli bir
süre sonra (çocuğun öğrenmesine bağlı olarak) geceleri de bezin çıkarılması gerekmektedir. Yalnız
bezin bir konulup bir çıkarılması, çocuğun kafasını karıştıracağından tuvalet eğitimini güçleştirir. Arada
olabilecek kazaları hoş görün. Başarısızlıkta asla cezalandırmayın. Tuvalet eğitimine başladığınızda bir
çizelge hazırlayın ve bu çizelgeye çocuğunuzun günlük tuvalet alışkanlığını işaretleyin.

Alt Islatmanın Nedenleri
Çocukların dört-beş yaşına kadar, gece altını ıslatmaları normaldir. Bundan sonra da gece altını
ıslatmaları sürerse bir doktora başvurarak doğuştan bozukluk ya da idrar yollarında bir hastalık olup
olmadığı araştırılmalıdır. Eğer araştırma sonucu, herhangi bir hastalık bulunmazsa, çocuğun altını ıslatma
nedeni olabilecek en önemli etken tuvalet eğitiminde hatalı tutumlardır. Özellikle, tuvalet eğitimine erken
başlanması ve çocuğun bu işteki başarısızlığa takılıp kalması çocuğun altını ıslatmasında önemli rol oynar.
Çocuğun idrar kaçırmasına aşırı tepki göstermeniz de başarısızlık korkusuyla gece altını ıslatmaya
neden olabilir. Aşırı disiplin altındaki ve sıkıntılı çocuklarda idrar kesesi kasılır ve tutabileceği idrar
miktarı azalır. Bu da idrar kaçırmayı kolaylaştırır. Yeni bir kardeşin doğması, çocuğun ilgiyi tekrar üzerine
toplayabilmek için kardeşine özenerek, altını ıslatmasına neden olabilir. Anneden ayrılma, yuva veya
okuldaki stresler de gece altını ıslatma nedenleri arasında sayılabilir.
Tuvalet eğitiminde; çocuğunuzu tuvalete doğru yaklaşma davranışından, tuvalete girişine kadar bütün
olumlu davranışlarda adım adım ödüllendirmelisiniz. Ancak bu ödüllendirme “aferin” gibi sözel ifadelerle
yapılmalıdır Anne-babalar tuvalet eğitimi süresince çok sabırlı ve sakin olmalıdırlar. Çocuk, idrar ve dışkısını yaptığı
zaman bunun pis kokulu bir şey olduğu ve hoş karşılanmadığı ona hissettirilmemeli, azarlanmamalıdır.
Bunun doğal bir olay olduğu çocuğa hissettirilmelidir.
Çocuğunuzun, özellikle uyku saatinden hemen önce ve dinlenme saatinde tuvalete gitmesi ve bu davranışı,
belirli sıklıklarla tekrarlamasını sağlamalısınız. Çocuğunuza tuvaletten çıkarken sifonu çekmeyi, ellerini
sabunla yıkamayı öğretmek de tuvalet eğitiminin bir parçasıdır. Bu nedenle, tuvalet sonrası temizliğe
önem vermelidir.
1.7. Cilt Temizliği ve Banyo
Banyo yaptırmak; bebeğinizin gelişmesi, iştahının artması, uykusunun düzenlenmesi gibi yararlarından
dolayı temizlenme amacından çok daha önemlidir. Bebeğin ilk banyosu ancak göbek düştükten sonra,
göbek yarası iyileşince yaptırılmalıdır. Bu sürede bebeğinizin vücudunu deri enfeksiyonlarından ve
pişikten korumak için silme banyo ile temizleyebilirsiniz. Yani yumuşak bir bezi sabunlu suyla ıslatıp
bebeğinizin vücudunu bu bezle silerek ve daha sonra durulayarak cilt temizliğini sağlayabilirsiniz. Silme
sırasında bebeğinizin cildini tahriş etmemeye ve sabun kalıntısı bırakmamaya özen göstermelisiniz.
Genel olarak, bebeğinize günde bir defa banyo yaptırmanız yeterlidir ancak hava çok sıcaksa, ikinci bir
banyoyu da rahatlıkla yaptırabilirsiniz. Ancak hava koşullarının kötü olduğu bölgelerde ve uygun ortam
sağlanamadığında bebeğinize günlük silme şeklinde banyo uygulayıp haftada en az iki-üç defa banyo
yaptırmanız önerilir. Bebeğinizin ortalama banyo süresi beş dakika olmalı, on dakikayı geçmemelidir.
Özellikle idrar yolu enfeksiyonunda bebeğe küvet içinde değil duş şeklinde banyo yaptırmalı ve
bebeğinizde cilt kuruluğu varsa banyo sonrası uygun nemlendiricilerle cildini nemlendirmelisiniz.
Bebeğinizin banyosunu her gün aynı saatte, beslenmeden ve uyumadan önce yaptırmalısınız. Tok
karına asla banyo yaptırmamalısınız. Böylece bebeğin kusması ve kusmuğunun akciğerlere kaçmasını
engellenmiş olursunuz.
18
Bebeğinize banyo yaptırırken dikkat etmeniz gereken noktalar şunlardır;
Banyo suyunun sıcaklığı 36-37 derece olmalıdır. Bu, dirseği yakmayan sıcaklıktır. Banyo yapılan odanın
sıcaklığı ise 24-26 derece olmalıdır. Erken doğan (prematüre) bebekler için 28 dereceye kadar
çıkartılabilir.
Banyo yapılan ortamda hava akımı olmamalıdır. Bebeğinizi korkutmamak için banyo yaptırırken önce
bebeğinizin ayakları, daha sonra da vücudunu küvetin içine koyun. Böylece bebeğiniz suya alışmış olur.
Daha sonra bebeğinizi filenin üzerine yatırın ve yumuşak bir lifle vücudunu sabunlayın. (Yetişkin sol eliyle
bebeği tutar, sağ eliyle suyu döker). Önce bebeğinizin bedeni sabunlayarak yıkayın. Sonra su dökerek
durulandıktan sonra saçlarını ıslatılarak başını şampuanlayın. Ancak başını geriye atarak, yüzüne su
dökmemeye çalışmalısınız. Çünkü bebeklerin çoğu, yüzlerine gelen su nedeniyle nefessiz kalmalarından
dolayı korku yaşarlar ve bu da onların banyodan korkmalarına neden olur.
Son olarak bebeğinizi yatırın ve kurulayın. Özellikle bebeğinizin kıvrım bölgelerinin (koltuk altları, kasıklar,
ense ve makat) kurulanması önemlidir. Bebeğe banyo yaptırırken, kurularken ve giydirirken onunla sürekli konuşmalısınız. Ayrıca sözsüz, sakin
bir müzik dinletmek banyo saatini daha zevkli, sakinleştirici ve haz verici bir deneyime dönüştürecektir.
Bebeğinize banyo sonrası masaj yapmanız önerilmektedir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest